dila tezemir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dila tezemir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2014 Çarşamba

BASIN SORDU BEN YANITLADIM....

1-      Geçtiğimiz günlerde bir anne savcıya evladım gözümün önünde ölüyor ne yapacağımı bilmiyorum yardım edin diye yalvaran bir mektup yazdı.

Sentetik esrar olarak bilinen Bonzai, kokain ve doğal esrar gibi maddeler kullanıcılar arasında ve uyuşturucu satıcıları tarafından zararsız olarak gösterilen sinsi maddelerdir. Bu üç madde ilk kullanıldıkları dönemlerde önemli ölçüde rahatlık vererek sorunları zihin dünyasında çözüldüğünün düşünülmesine sebep olurlar. Bunun yanı sıra kişi kendisini maddeyi kullandığı dönemde aşırı mutlu ve kuvvetli hisseder. Özellikle esrar’ın odak problemini çözdüğü ve rahatlattığı fikri madde kullanıcıları arasında yaygındır. Ancak Bonzai yada diğer adıyla çin kokaini ve piyasada taş, crack, kristal veya kokain olarak bilinen maddeler uyuşturucu değil aslında uyarıcı maddelerdir. Bu nedenle bağımlılar madde kullanımından dolayı rahatsızlık duymaz ve sorun olarak kabul etmezler. Bağımlı hale gelen kişiler ise kendilerini bu maddeleri kullanmaktan alıkoyan herkese karşı düşman kesilerek söylenilenin aksini yaparlar ve suçluluk psikolojisiyle özellikle ebeveyni suçlamaya başlarlar. Amatemlerdeki yer problemleri, yanlış ilaçlı tedavileri gibi sorunlar nedeniyle çaresiz kalan aile bireyleri ise devletin her birimini, sosyal yardımlaşma vakıflarını ve belediyeleri ziyaret ederek yardım talebinde bulunurlar. Ancak yasaların yetersiz ve yanlış olmasından kaynaklı olarak yapılabilecek herhangi bir şey yoktur. Birçok aile çocuklarının tutuklanarak hapse atılmalarını ister ve bu izolasyonun işe yarayacağını düşünür ama bu durum gerçekleşse bile hapse girip çıkan birçok bağımlı maalesef aynı tuzağa düşmektedir.
  
2-      Diğer bir anne de oğluna bonzai satan satıcıyı takip etti. Satıcı bunu anlayınca arabayı kadının üzerine sürdü. Anne neredeyse aracın altında kalıyordu. Ubam’ın bu konuya değinen bir açıklaması oldu. Ailelerin çözüm arayışı kanlı bitebilir diye. Bu anlamda çaresiz aileler ne yapmalı nasıl davranmalı. Benim odaklanmak istediğim konu aileler, çok çaresizler. Ne yapacaklarını nereye gideceklerini bilmiyorlar. Dahası çocuklarına nasıl davranacaklarını şaşırıyorlar. İlgili mi, ilgisiz mi? Çoğu kızsa da iyi davransa da sonucun değişmediğini biliyor.

Eskişehir’den federasyonumuzu arayan ve ziyaretimize gelen Serpil Çakır bir bonzai bağımlısının annesi ve çaresiz Kadın oğlu 20 yaşındaki Burak Çakır için devletin bütün olanaklarını zorlamış ancak bir türlü çözüm bulamamıştı. Daha önce defalarca gittiği Amatemlerde çözüm bulamayan gencecik anne sorunu uyuşturucu satıcılarını evladından uzak tutmakla çözebileceğini düşündüğü için bir uyuşturucu satıcısının üzerine yürümüş ancak aracına binen torbacının otomobilini üzerine sürmesi nedeniyle ağır yaralanmıştı. Serpil Çakır yaklaşık bir yıldır bastonla dolaştı ve kapı kapı çare aradı. En son bize getirdiği Burak Çakır kardeşimize Narconon programıyla yardımcı olduk ve bağımlılığından kurtararak yeni bir hayata başlamasına vesile olduk ve anneyi önümüzdeki hafta ameliyat ettirerek sağılığına kavuşması için elimizden gelen bütün olanaklarımızı seferber ettik.

Ancak sorun şu ki çaresizlik içerisinde her kapıyı zorlayan ailelerin gidip destek alabilecekleri bilinen tek yer Amatem ler ve onlarda çözüm üretemedikleri gibi yatak bahanesiyle birçok insanımızı kabul edemiyorlar. Özel hastanelerin gecelik yatak ücretleri 300 ile 800 lira arasında değişiyor ve bu rakamın içerisinde tedavi masrafları maalesef yok. Dışarıda bağımlılık danışmalığı hizmeti veren birçok eski emniyetçi, eski bağımlı, halen aktif olarak çalıştığı halde para kazanmak amacıyla yardımcı olduğunu söyleyerek rant elde eden devlet memurları ve bu işi ticarete dönüştüren sivil toplum kuruluşları var. Sorunları çözüyoruz diyerek televizyon kanallarında boy gösteren ama aslında düşene tekme atan birçok psikiyatri uzmanı ve psikolog mevcut. Bu kişilerinde 15 dakikalık seansları 300 ile 1000 lira arasında değişiyor. Elindeki her şeyi satıp evladını kurtarmak için söz konusu kişilere yatıran ve hatta bunun için on binlerce lira kredi kullanan aileler mevcut ve maalesef sonuç hiçbir şekilde değişmiyor.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi birçok aile çocuklarına nasıl davranacaklarını bilmiyor. Çünkü her madde kişi üzerinde farklı etkiler gösterdiği gibi konu kişiliğin kendisiyle de doğru orantılı. İyi eğitim almış bir insanı canavara çevirebildiği gibi canavarca büyüyen bir insanı çok uslu ve sakin hale getirebiliyor. Zaten UBAM federasyonu olarak biz her bağımlının madde öncesi ve sonrası verilerini özellikle dinliyor ve aile içerisinde gerekli bilgileri alarak bireysel baz da değerlendirmeler yapıyoruz. Çünkü bağımlılık normal bir hastalık gibi standart yöntemlerle çözülecek bir durum değildir ve aksine bağımlılık bir hastalık bile değildir ama maalesef bu şekilde kabul ettirilmeye çalışılmış ve bu bilinç oluşturulmuştur. İlaçlı yöntemlerle çözülmesi söz konusu değildir.

Durum böyleyken uyarıcı özelliği olan maddelerin kullanımında uyuşturan ilaçların kullanılması bağımlıyı daha çekilmez ve çaresiz hale getirmektedir. Zaten psikiyatri bu işin kurtuluşunun olmadığını her bağımlıya söylemekte ve bilinçaltına bu konuyu özellikle işlemektedir. Ayrıca uyuşturucu maddelerin ilaç firmalarınca üretilen ve aynı etken maddelerin bulunduğu sentetik uyuşturucu özelliklerdeki ilaçlarca çözülmesi su götürmeyen bir yanlışın başlangıcıdır.

Bütün bu tuzaklardan kurtulması mümkün olmayan bağımlı aileleri son çare olarak gittikleri madde bağımlılığı tedavi merkezlerindede başarıya ulaşamadıkları için büyük bir handikapı içinde kalarak şiddet, evden uzaklaştırma, kapalı bir yere hapsetmek gibi birçok farklı yöntemi denemekte ve çoğunlukla bu şiddet bağımlı tarafından ailelere uygulanabilmektedir.

Yaptığımız araştırmalar göstermiştir ki madde bağımlılığının temel etkeni meraktır ve merak eden insan zeki insandır. Neredeyse tamamı zeki olan madde bağımlıları aşırı ilgiyi duygusallıkla, ilgisizliği şiddet yoluyla kullanarak aileden istediği şeyi yani uyuşturucu parasını rahatlıkla koparabilmektedir. Önce küçük harçlıklarla başlayan talepleri ardından büyük rakamlara dönüşmekte ve ardından dış borçlanmalara sebep olmaktadır. Burada da kalmayan bu süreç hızla gelişerek önce ev içinde hırsızlık ve sonrasında dışarda hırsızlık, gasp ve hatta uyuşturucu satılığı yapmak gibi sonuçlara neden olmaktadır. Bu nedenle aileler her nlamda çaresizliği sonuna kadar yaşamaktadırlar.



Bu açıdan çocukları yakınları bonzai kullanan bundan emin olan aileler ilk adım olarak ne yapmalı, nereye başvurmalı? Bu aşamaları adım adım yazarsak ailelere yol göstermiş, rehber olmuş oluruz.

3-      Konuyla ilgili kimler neler yapmalı, öneri, eksiklikler(yasadaki boşluklar vs.)?

Özellikle Bonzai kullanımında aileler çocuklarının söz konuyu maddeyi kullanıp kullanmadığından emin olacak şekilde takip etmelidirler. Evden sıkça harçlık alındığında, dışarıda çok fazla zaman geçirildiğinde, gözlerin aşırı kızarmasında, başlarda çok hareketlilik ve sonrasında aşırı baygınlık hallerinde, tuvalette çok uzun süre kalınmasında, ev içerisinde ve çevresinde yarısı kesilmiş su pet şişesi bulunduğunda, evden küçük ama değerli eşyaların eksilmesinde, cüzdanlarda bulunan nakitlerdeki azalmalar gibi durumlarla karşılaşıldığında bir sorunun olduğu kabul edilmelidir. İlerleyen süreçlerde ise uyku, beslenme ve davranış bozuklukları dikkatle gözlemlenmeli ve aşırı sinirlilik hali dikkatten kaçırılmamalıdır.

Elbette yukarıda belirttiğimiz durumlarda bağımlı sorunu kabul etmeyecek ve bu biraz zaman alacaktır. Bu süreçte aile aklıselim davranmalı ve paniğe kapılmadan öncelikle yardım talebini beklemelidir. Ancak bu sürenin çok uzaması halinde bağımlının en çok değer verdiği ve kırmadığı kişilere rica ederek çocuklarıyla dertleşmelerini talep ederek yardım istemelidirler.

Belirli bir süre sonrasında bağımlı durumun içinden çıkamayacağı için mutlaka yardım talep edecektir. Özellikle bonzai bağımlılığı testlerle belirlenemediği için bunun olması şarttır. Zira sorun kabul edilmiyorsa hiç kimse yardım edemeyecektir. Ayrıca 18 yaş altında vasinin test isteği her fırsatta red edilmekte ve zaten testlerde çıkmayan bir madde olduğu için yapılan testlerde anlam taşımaktadır.   18 yaş üzerinde ise böyle bir talepte kişinin isteği olmadan bulunmak yasalarımızca söz konusu değildir.

Buradaki en büyük yanlış bu tür durumlarla karşılaşıldığı halde bağlayıcı bir yasa, mevzuat veya genelgenin bulunmamasıdır. Zira her kurum kendi alanında belirli bir yere kadar hizmet verebilmekte ve insan hak ve özgürlükleri nedeniyle zorlayıcı bir yaptırım unsuru bulunmamaktadır. Oysa madde bağımlısı sadece kendisine değil ailesine, çevresine, toplumun tamamına ve devletine karşı çok ciddi zararlar verebilmektedir. Haliyle her biri inanılmaz derecede zeki olan madde bağımlıları bütün boşlukları çok rahat kullanabilmektedirler. UBAM Federasyonuna göre sorunun cezai yöntemlerle çözülmesi başarısızlığın en büyük göstergesidir.

4-      Size göre bu konuyla ilgili en ciddi sorun nedir?

Uyuşturucu Madde Bağımlılıkları ve alkolizm ile Mücadele Federasyonun göre madde bağımlılığındaki en büyük sorun eğitim eksikliği ve bilinçlendirme çalışmalarının yetersiz olmasıdır. Bize göre uyuşturucu bağımlılığı ancak dört aşamada çözülebilir. Bunlar eğitim, önleme, sağlık problemlerinin çözülmesi ve rehabilitasyon ile mümkündür.

Öncelikli olarak bütün toplumun uyuşturucu maddeler konusunda doğru ve detaylı olarak bilinçlendirilmesi ve 21.yüzyıl gibi teknoloji devrinde “özendirir” düşüncesinin anlamsızlığının ortadan kaldırılmadığı bir anlayışla eğitim faaliyetleri düzenlenmemesi ciddi bir eğitim politikası sorunudur.

Önleme faaliyetleri istihbarat ve kolluk kuvvetlerine düşen bir vazifedir ve kolluk kuvvetleri bu işi layıkıyla yerine getirmektedirler. Ancak sürekli tekrarlanan sözde tedavi konulu başarısızlıklar devletimizin bu birimlerini de bezdirmiş ve polisimiz yakalamaktan bıktığı halde bağımlılar yakalanmaktan bıkmamışlardır.

Herhangi bir nedenle madde bağımlılığı tuzağına düşen bireyin öncelikle detaylı olarak kullanım bilgilerinin öğrenilmesi, kullanılan maddelerin fiziki tahribatının ortadan kaldırılması tedavi sürecini, ilaçsız ve tamamen doğal detoks yöntemleriyle bedeninin temizlenmesi ve zihinsel eğitimlerin olduğu komple bir rehbilitasyon çalışması bu sorunu tamamen yok etmesi ise diğer iki öneli evreyi oluşturmaktadır. Federasyonumuz ait bağımlı beslenme ve barınma merkezinde yapılan bu pilot uygulamayla 7 aylı bir süre içerisinde 150 den fazla insanımız uyuşturucu bağımlılığından kurtarılmış ve bu her platformda ispatlanmaya hazırdır.

Aslında tamamen irade kontrol sorunu olan madde bağımlılığı ruhsal bir problemdir. Ruhun beden üzerinden kontrol edilmesi mümkün olamayacağından tedavi adı altında bedenlerin ilaçlarla uyuşturulmaya devam edilmesi sorunu içinden çıkılmaz hale getirmektedir. Belirttiğimiz nedenlerden dolayı UBAM Federasyonun genel görüşü olarak belirtiyoruz ki  asıl sorun ülkemizde uygulanan uyuşturucuyla mücadele politikasının tamamen yanlış olduğudur.

5-      Başbakan’ın içen de çok büyük ceza alacak söyleminin bağımlı bir bireyde karşılığı ne? Yani eşini, evini, ailesini ve en önemlisi canını önemsemeyen hapse girmeyi önemser mi? Size gelen örnekler üzerinden açıklar mısınız?

Sayın Başbakanımızın bağımlılık kavramına bakış açısının olması gerekenden çok daha farklıdır. Zira kendilerinin itimat ettikleri ve bu konuyla ilgili görevlendirdikleri birimlere bilgi akışı sağlayan kimseler maalesef psikiyatri uzmanlarıdır. Yani bu işi böyle yapılır diyen bir etik kurul mevcuttur ve bu kurul akademik kariyer yapmış ve sahayı tam olarak bilmeyen sözde bilim adamlarından oluşmaktadır. Bu kişiler Amatem, Çematem, Özel Psikiyatri Hastaneleri ve Psikiyatri kliniklerinde ilaç firmaları ile bağımlılık problemi yaşayan insanlarımız arasında adeta birer ilaç satış mümessili gibi vazife yapmaktadırlar. Haliyle yanlış kılavuz seçimi ise devletimizin başını uyuşturucu belasıyla derde sokmaktadır.

Biz bu olaya tamamen daha insancıl bir pencereden bakmaktayız. Zira her insanın birçok zaafı ilerde başına daha büyük sorunlar açabilmektedir. Eğer sorun bağımlılık nedeniyle cezalandırılmaksa, alkol, kumar, faiz, zina ve hatta elektronik bağımlılık sorunlarının bile cezalandırılması gerekmektedir.

Uyuşturucu bağımlılığının cezalandırılması oldukça yanlış bir anlayıştır. Çünkü kullanılan maddelerin zamanla fiziki sistem üzerinde bağışıklık kazanması ve sonraki süreçte kontrolün kaybedilmesi hayatın içinde bir çok doğal gıda tüketiminde de geçerlidir. Bu sorunu çözmek yerine bastırmak yanlışın zirve noktasıdır. Evet uyuşturucular yoksunluk dönemi içerisinde bağımlıyı hiçte kolay olmayan bir takım istem dışı şeyler yapmasına sevk edebilir ama bunu cezasız yöntemlerle kontrol altına almak zor olabilir ama imkansız değildir. Zira her uyuşturucu kullanıcısı potansiyel bir hırsız, gaspçı ve hatta uyuşturucu satıcı olabilir ama gerçek olan bu suçları başladığı dönemde daha iyi yaşayabilmek için kullanırken sonrasında yaşayabilmek için kullanmak zorunda olduğu maddeyi bulabilmek için almaktadır.

Bir anlamda bağımlıların devletin yaptırımlarından korktukları doğrudur ama devletin bu yaptırımı kişiyi özgürlükten men ederek hem kendisini, ailesini ve yakınlarını cezalandırmak suretiyle yapması oldukça yanlıştır. Uygulanması gerek zorunlu ve uzun süreli bir rehabilitasyon sürecidir zira tespitlerimiz yıllarca cezaevinde kaldığı halde tahliye edildiği an evi yerine torbacıya gidildiğini doğrulamaktadır. Oysa ki bu süreçte kopan aile bağları, kaybedilen maddi ve manevi değerler göz ardı edilmektedir. 


6-      Bağımlıların genelde işsiz, güçsüz, başı boş, ailesiz, sevgisiz insanlar olduğu düşünülüyor gerçekten böyle mi? İşi gücü olan bağımlı olan örnekler yok mu?

Bağımlıların işsiz güçsüz başıboş ailesiz ve sevgisiz insanlar olduğu fikri tamamen çok kötü bir bakış açısıdır. Aksine hergün dizilerde izlediğimiz, müzikleriniz dinlediimiz ve sürekli göz önünde bulunan birçok madde bağımlısı sanatçımız mevcuttur. Bunun yanı sıra federasyonumuza çok sayıda üniversite mezunu madde bağımlısı müracaat etmektedir. Madde kullanmadan önceki dönemlerde toplumun saygıyla gözettiği ancak bu tuzağa düşerek sosyallikten uzaklaşan sayısız insanımız bulunmaktadır. İşsizlik ve sevgisizlik madde kullanımının sonunda ortaya çıkmaktadır. Öyle ki biz madde bağımlısı pilot, asker, polis, memur, hemşire, bürokrat, bakanlık çalışanları, doktorlar, bankacılar, ilaç mümessilleri, eczacılar, milletvekili çocukları, işadamları ve hatta başbakanımıza çok yakında çalışan insanlarla bile bağımlılık problemleri nedeniyle bir araya gelebilmekteyiz.

7-      Herkes bonzai’ye odaklanıyor esrar meşrulaştırılıyor gibi yani sanki daha az zararlı gibi Medyanın topluma verdiği mesaj maalesef bu yönde. Bu konuda neler yapılmalı?

Birlikte çalıştığımız Narconon International dünya genelinde 250 rehabilitasyon merkeziyle 48 ülkede hizmet vermektedir. 50 yıllık deneyime sahip bu kurumun tespitlerine göre dünyanın en tehlikeli uyuşturucuları antidepresanlar’dır ve bu Amerika da başta olmak üzere bütün dünya ülkelerinde satılı legal olan uyuşturuculardır ve hatta devlet tarafından finanse edilmektedir. Arkasından alkol ve normal uyuşturucu sıralaması gelmektedir. Uyuşturucuların en tehlikelisi ise üst guruba zemin hazırlaması ve uzun süreli kullanımın ardından şizofreniye yol açması nedeniyle esrardır.

Üzülerek belirtiyoruz ki esrarın ülkemize girmesinden bugüne kadar bu uyuşturucuya “ottur zararı yoktur” gözüyle bakılmaktadır. Bizim karşılaştığımız binlerce vaka da bu bakış açısını destekler vaziyettedir. Burada ki temel sorun ise eğitim eksikliğidir. İnsanlarımızın bu maddeyi yeterince tanımamaları ve zararlarını bilmemeleri problemin büyümesinde ki en büyük etkendir. Gerek televizyon filmleri ve gerek şarkılarda bile bu tür özendirici durumlar ortaya çıkmaktadır.

Son dönemde bonzai konusunun üzerine gidilmesi ani kalp durması nedeniyle birçok insanımızın vefat etmesinden kaynaklanmaktadır. Zira kolluk kuvvetlerinin yaptıkları başarılı operasyonlar neticesinde binlerce ton hint keneviri yakalanmış ve piyasaya sürülmesi engellenmiştir. Bu nedenle bağımlılık sorunu yaşayan kişiler sentetik esrar olarak bilinen bonzai yi talep etmeye başlamışlardır. Merdiven altı üretimi çok kolay olan söz konusu tarım ilacını bulmak ve aktarlarda satılan otlarla karıştırarak bir uyuşturucu üretmek uyuşturucu baronlarınca daha kolay ve zahmetsiz olduğundan sorun çığ gibi büyümektedir.

8-      Aileler UBAM’a neden nasıl ve hangi aşamada başvurmalı?

UBAM federasyonu birçok sivil toplum kuruluşunun katılımıyla kurulmuş bir süt kuruluştur. Bütün çalışanları gönüllülük usulüyle hizmet etmektedir. Bu nedenle maddi menfaat sağlanması söz konusu değildir. Başkanlığını Dila Tezemir ve Genel Müdürlüğünü İsmail Karakaş’ın yaptığı ve bağımlılık sorununu kendisinde ve ailesinde yaşamış insanların yürüttüğü bu sivil toplum hareketi dünyada ki bütün mücadele metotlarını araştırmış ve en doğru yöntemi ülkemize getirmiştir. Başarısını saha çalışmalarına borçlu olan federasyon iki yıl gibi kısa bir sürede yaklaşık on bin aileye bedelsiz bağımlılık danışmanlığı hizmeti vermiş, on binlerce insanımızı bağımlılıklar konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapmıştır. Bu nedenle ülkemizde bağımlılık alanında en büyük deneyim ve bilgiye sahip en önemli kurum haline gelmiştir.

UBAM tamamen ilaçsız rehabilitasyon yöntemini savunarak başlattığı madde bağımlılığıyla milli mücadele projesiyle altı ay gibi kısa sürede yüzlerce bağımlıyı özgür hale getirerek adını Türkiye tarihine altın harflerle yazdırarak büyük bir hareketin başlamasına öncülük etmektedir.


Bu kapsamda hiçbir ayırım faktörü olmadan ve aşama gözetmeksizin her insanımız Federasyonumuz arayabilir şüphelerini paylaşabilir ve hatta bağımlılık sorunun çözülmesi için yardım talebinde bulunabilir.